enderemiroÛlu

 
kitaplİk
metinler
hakkİnda
fotoÛraflar
 
     

GH

Gšl Hikayeleri

 

Anneme, babama, bilader Mİr ve sewgilimelÕe!

 

Sabah olmak Ÿzereydi. Ya da sabah daha yeni oluyordu. Belki de ßehrin en gŸzel saatleri. Uyur uyanİk bir halde İktİm evden. Uyur uyanİk bir halde beß dakikalİk bir yol. Sabah olsun diye yatİlan bir uykudan, yatİlamayan ya da, uyunamayan ama, bir uykudan kalkmİßtİm. BŸtŸn gece sabahİ beklemiß, ne tuhaf bu ßehirden kurtulmak iin, iki gŸnlŸÛŸne de olsa bu ßehirden kurtulmak iin, yine onun koynuna girmißtim. Bu ßehrin rutubetli koynuna. KurtulamadİÛİm, gidip gidip geldiÛim, bir eliyle beni olanca ßiddetiyle iterken, bir eliyle de tutkuyla kendine doÛru eken ßehrin.

Yine o yŸzler, cumartesi sabahİ keyifsizliÛi. Uyuyan gšzler var bu aİk mavi renkli, motor sesiyle sabahİ yararak ilerleyen minŸbŸsŸn iinde. Nereye gidiyorlar kimbilir gibi cevabİnİ bir tŸrlŸ bilemeyeceÛim, dŸßŸnŸp de bir sonuca varamayacaÛİm bir sorunun iine atmayacaÛİmÊ kendimi, sustum. Şehrin tepelerinden aßaÛİya doÛru iniyoruz. Merkeze. Denize. Bir tepeden, bir daÛdan ßehre inen kurt sŸrŸleri, yabanİl hayvanlar gibiyiz. Bakİßlarİmİzda da, giyimimizde de bir yabanİllİk, bir tutukluk var. Onlarİn arasİnda olacaÛİz bŸtŸn gŸn. Olacaklar ya da. Ben zaten her yere, ya da doÛrusu hi bir yere ait olmadİÛİm iin misafir gibiyim. Sanki onlarİn hayatlarİ akİyormuß da, ben orda deÛilmißim, oraya yerleßtirilmiß bir kamera, bir bŸyŸk gšz, ya da her neyse.

Denize indik, deniz kenarİna. Martİlar ißte. ‚ocukluÛumun getiÛi o ßehirdeki gibi. Deniz ißte ve. H‰l‰ tuhaf bir karanlİk var havada. Sis, giz, pus, sus. Nedir ki eken bunca ßeyden sonra bu ßehirde insanİ? Bu karmaßa mİ, deniz? Yoksa bu fotoÛraf mİ, ßimdilerde bozulmaya baßlayan o ßehir silueti mi? Birinci dolmußtan inip, yŸz metre yŸrŸdŸm sadece. Ama yŸz metre yolda neler dŸßŸnebiliyor insan. Ükinci dolmußtayİm. Yine o yŸzler. Buradakiler daha farklİ tabii ki, bunlar tam yabancİ gibiler. …nceki dolmußtakiler, ne kadar yabanİl da olsalar bu ßehre aitlerdi. Buradakiler ise, ßehrin kustuÛu insanlar. Gidiyorlar. ‚antalar, bavullar, sİrt antalarİ, siyah, siyah, siyah. Herkes susuyor. MŸzik bile yok alan arabada, yine o bšÛŸrtŸyle ilerleyen minŸbŸsŸn motoru.

Ülk geldiÛim gŸn bu ßehre, onbeß ya da onaltİ yİl šnce, yine bšyle bšÛŸrtŸyle ilerleyen bir minŸbŸsle gitmißtik eve. Yine bir ucuna ilißmißtik ßehrin. Derme atma evler, soba dumanlarİ, amur hatİrlİyorum. Bir de dedemin šlŸmŸ. DoksankŸsur yİllİk hayatİnİn son bir yİlİnİ burada, bu ßehrin ucuÕnda yaßadİ. Ve daha fazla yaßayamadİ. Ve bir tepesinde gšmŸlŸ ßimdi. Bilinmeyen bir mezarda, bilmediÛi bir topraÛİn altİnda. Okullarİn tatil olduÛu zamanlardİ, ve bu yŸzden buradaydİm zaten. Ve kimse yoktu evde benden baßka, hasta yataÛİndaki dedem ve ben. Teyzem iße gitmiß, herhangi bir sorunda aramam iin telefon numarasİnİ vermißti bana. BŸyŸmŸß de kŸŸlmŸß bir ocuktum ya ben, akİllİydİm yani, zehir gibiydim ya. Dedemin sessizliÛi iinde, salonda oturuyordum. Susamİßtİr mİ acaba deyip, yanİna gittim dedemin. Bir pamuÛu İslayİp dudaklarİnda gezdiriyorduk susadİÛİnda. PamuÛu İslayİp dudaklarİnda gezdirirken, o sakin sakin yatan yorgun beden, ihtiyarlİk benleriyle dolu incecik beden titremeye baßladİ. Sonra eksilmedi kasİlmalar. Tuhaftİ, ilk kez bšyle bir ßeyle karßİlaßİyordum. Bu neydi ki? …lŸm? Elim ayaÛİm dolandİ, šylece bakakaldİm. Sanki tŸm dŸnyada sadece ikimiz vardİk o an. Sonradan annemin de orada olduÛunu hatİrlİyorum ama rŸya mİydİ, gerek miydi bilemiyorum. Ben mi uydurdum yoksa annem gerekten orada mİydİ bilmiyorum. Dedem šldŸ. Orada, gšzŸmŸn šnŸnde. Ülk kez birinin šlŸmŸnŸ gšrdŸm hayatİmda. Bu ßehirde. Ülk geldiÛimde. Ükinci gŸnŸmde. Ondan sonra da hi eksilmedi, hep artarak ilerledi šlŸmler bu kent ve benim aramda. Şimdi uykularİmİ dolduran k‰buslarİ soruyorlar bana. Buydu, budur, bu galiba. Bir kenti šlŸmle tanİmamalİ insan.

Ükinci minŸbŸsten de indim. Şehrin birka kapİsİndan birindeyim. Otogarda. OtobŸsŸn gelmesine onbeß dakika var. Bir sigara iebilirim, imeliyim. OtobŸs geldi. Bindik, bindim. Zaman ne kadar yavaß ilerliyor. Toplam ikibuuk saatlik bir yolculuk olacak bu. Ükibuuk saat sonra kavußacaÛİz. Orada, oradabiryerde, arada, ikiaradabirderede.

Üki bŸyŸk ßehri birbirine baÛlayan karayolunda, tam ortada, tarafsİz bšlge gibi olsun istedik. Tam ortada, bšylelikle kimse kimseyi yolculamak zorunda kalmasİn. Ükimiz aynİ anda gelelim, aynİ anda gidelim. Ükimize de ait olmayan bir noktada, ikimizin de ait olmadİÛİ, kendi mecburi coÛrafyamİz dİßİnda, bulußalİm ve ayrİlalİm.

Kendimi bildim bileli seviyorum onu. Tuhaf bir tutkuyla, aßkla h‰l‰, inatla. Takİntİ olup olmadİÛİnİ sordum kendime, hasta mİyİm diye acaba. Bu ßehirden šnce, ok šnce tanİdİm ve sevdim. Ülkgenlik, ya da ocukluk gŸnlerimde. Ve hep sŸrdŸ bu tutku. BŸtŸn hayatİma yayİldİ, bŸtŸn zamanİmİ almadİ ama. Bekledim mi bilemem, ya da neyi bekledim harekete gemek iin bilmiyorum. Ama ikimiz de, birbirimizin paralelinde hayatlar yaßadİk, hi arpİßmadİk ama. Aynİ sularda, aynİ denizlerde,Ê aynİ filmlerle bŸyŸdŸk. Aynİ kitaplarİ okuyup, aynİ mŸzikleri dinledik. Aynİ ßeylere gŸldŸk, aynİ ßeylere aÛladİk. Mİßİz. Bu uzun ayrİlİÛİn son yİllarİna doÛru, hafİzamdaki sisli, puslu fotoÛraflara bakarken gšrdŸm onu. Ve gittim gšrmeye, bir deniz ßehrinden bir i denize. Yazmakta olduÛum ßiirlerin merkezine. GšrdŸm. GšrdŸm ki, aynİ ßeylerle oynamİßİz bu uzun vakitte. Aynİ ßeylerle oyalanmİß, aynİ ßeyleri biriktirmißiz. Titreyerek gšrdŸm. Ükimiz de šlŸmleri almİßİz yedeÛimize, ikimiz de sšzcŸkleri sevmißiz. Ükimiz de kahve sigara imparatorluÛunda bir oda edinmißiz kendimize. Ükimiz de kŸŸk kaÛİtlar biriktirmißiz, kŸŸk aÛİtlar. Ükimiz de denizi bilmißiz ißte. Orda gšrdŸm, onda gšrdŸm, o anda gšrdŸm ki, sevmißim gerekten onu. Kendimi haklİ İkarmak iin, kafamdan, zonklayan beynimden İkartİp atmak iin İkmİßtİm o yola da oysa. Ama ißte, yŸrŸnen yollardan sonra, onca yİldan sonra karßİlaßtİÛİm fotoÛrafİ daha ok sevdim. O ilkgenlik ya da ocukluk aßkİnİn yanİnda. Durdum kaldİm. RŸya gibi bir haftasonuydu. Kasİmdİ. …ylesine İkİlan, bir gšrelim de gelelim dediÛim tatil, birden herßeyi kaplayan bir İßİga dšnŸßmŸßtŸ. Etkisinden İkamİyordum. Sonra oÛaldİ gidip gelmelerim, gidip gelmelerimiz. Ne olduÛunun ikimiz de farkİnda deÛildik sanİrİm. Ama birbirimizi šzlŸyorduk. Ya da ben onu ok šzlŸyordum. Bu ßehrdin anlamsİzlİÛİ iinde, tek baßİnalİÛİmİn yanİnda bir İßİk gibi duruyordu ißte orada. Sessiz ve dingin. Usul ve gŸzel. Sakin ve etkileyici. KendiliÛinden. Sonra oÛaldİ gidip gelmelerimiz. Şiirler yazİyor, ona okuyor, ßiirler biriktiriyor, sarhoß oluyordum. Sarhoß oluyor, onu arİyor, ßiirler okuyordum. Ve bir gŸn.

Ve bir gŸn, bir ßehirden bir ßehire gitmem gerekiyordu yine. Teyzemin šlen ve gšmŸlmek Ÿzere doÛduÛu ßehre gštŸrŸlen eßinin arabasİ, o ßehirden alİnİp teyzemin yaßadİÛİ ßehre gštŸrŸlecekti. Yine šlŸm ißte. Bir deniz ßehrinden bir baßka deniz ßehrine. Tam arada, tam ortada yine o vardİ, onun kenti, onun yaßadİÛİ yer, kara ßehir. Kuzeyden gŸneye, yaklaßİk altİ saatlik bir yolculuktan sonra ulaßtİm o kara ßehre. Korkarak, arka koltuktan gelen her İtİrtİyİ šlŸm sanarak. KštŸ, kapİlarİ kilitlenmeyen, kaloriferi alİßmayan, silecekleri bozuk, dškŸlen bir arabayla, yollara dškerek kendimi, ve biraz da enißtemi. Mola verdim o kara ßehirde. Ona gittim, kahve itik. Kahve itik, mŸzik dinledik. MŸzik dinledik, mola verdim. Üki gŸnden, moladan sonra beraber gidelim dedim aßaÛİya, gŸneye, teyzeme, arabayİ teslim edeceÛim kente, kasabaya ya da. Kabul etti. Kasİmdİ yine. Yola İktİk. Yanİmİza mŸzik alİp, portakal ve sigara, yola İktİk. RŸya gibi bir haftasonuydu. Altİ saatlik yolculuktan sonra, karlİ, karanlİk, gece ve İslak, o ßehre de vardİk, tozlarİ kar sanarak. Denize geldik ißte. Kara bir denizden ak bir denize. Kara bir denizden aldİm arabayİ, kara bir ßehirden aldİm onu, aka İktİk, ak bir denize geldik ißte. Sonra, sabah, gŸneßte İsİndİk biraz, ay itik ve gitti. Ben kalacaktİm daha, oysa, kalamadİm, gecesinde de ben yola İktİm. Yine bu ßehre, bu i denize.

Yani gitmelerle gelmelerle, yani kara ve ak denizlerle, i denizlerle šrŸldŸ ißte. Kahve ve sigarayla.

Ve bir gŸn, tasİmİ, taraÛİmİ, kitaplarİmİ ve fotoÛraflarİmİ, kasetlerimi ve tŸtsŸlerimi, gšmleklerimi ve diß fİramİ, ßiirlerimi ve defterimi, mŸziklerimi, gŸndŸzlerimi ve gecelerimi toplayİp, o ßehre gittim. Taßİdİm kendimi. Kendimi ve evimi. Birka šlŸm bİraktİm bu ßehirde, birka gšzaltİ, birka ßizofreni, birka sarhoßluk, oka yŸrŸmŸßlŸk, oka aÛlamİßlİk, oka yalnİzlİk. Üki kißi olmaya. Daha šnce bir akdeniz kasabasİna giderkenki gibi. Hevesle, heyecanla. YŸrŸdŸÛŸm yollarİ bİrakarak arkamda. Kimseye sšylemeyerek gittiÛimi. Kaybolmak iin. Kaarak. O ßehre gittim ve yerleßtim. O i ßehire. Onun yanİna, yamacİna. Hemen yanİbaßİnda bir ev tuttum, camİ camİma bakan, canİ canİma. Korkarak šnce. O ßehirde bir iß buldum, o ßehirde yaßayacaktİm. Kasİmdİ. Adİnİ ilk kitabİma verdiÛim ßehirdi. Kaldİm. …nce tutuk, sonra heyecanla dokunduk birbirimize. …nce diß fİrasİ geldi, en son da kitaplarİ. O ßehirde tam bir yİl kaldİm. …mrŸmŸn en gŸzel bir yİlİ. Ünanamİyordum olanlara. Onun yanİnda, onun koynunda. YŸrŸdŸk, kahve itik, dans ettik, sarhoß olduk, yŸrŸdŸk, sustuk sonra, konußtuk ok, birlikte bir aßkİ bir hayat yaptİk, heyecanla sarİldİk birbirimize, kitap okuduk, bulmaca šzdŸk, tam bir yİl boyunca bir gŸn gibi ya da bir šmŸr. Zamanİ kaybettik, birbirimizde kaldİk, kaybolduk, hayatİ unuttuk, ya da kaİrdİk. Durduk. Biz durduk ve herßey durdu. Durduk.

Sonra ißte, bizden baÛİmsİz, bizim dİßİmİzda, bizim štemizde ama bizi ilgilendiren ßeyler oldu, oluyor.

Kitaplarİmİ bir depoya kaldİrdİm, bazİ eßyalarİmİ ona bİraktİm, aklİmİ da, beynimi de, heveslerimi de, tutkumu da, šzleyerek onu daha o ilk dakikada, geri dšndŸm bu i denize, bu lanet ßehire. Ocak ayİydİ ve tam iki ay geti Ÿzerinden. Bu iki ay iinde oka gittim oraya yeniden. Haftasonlarİnda, tatillerde, her fİrsatta. Aradİm, aradİ, ben orada, o burada. Birbirine girdi ßehirler, kentler, aralar, mesafeler, zaman ve mekanlar.

OtobŸs yolculuÛu bitti. Daha doÛrusu diÛer tŸm yolcular mola verdi ama benim iin bitti. Bu mola yerinde otobŸsten ineceÛimi hi dŸßŸnmezdim. Burada ne ok durmuß, gece uykusuzluklarİnda, sabahİnda baßka bir ßehirde uyanmalarda oka mola vermißtim. Şimdiyse burada bitirdim yolculuÛu. Tam iki ßehrin ortasİnda. Tam orta yerde, arada bir yerde. Karlİ bir daÛ getik, sarİ sapsarİ yollar. Zaman zor geti. Uyumaya alİßtİm, uyuyamadİm. Ama geldim ißte. O daha gelmemißti ama gelmek Ÿzereydi galiba. Yukarİ İktİm, ay itim, gšzŸm otobŸslerde, otobŸslerin durduÛu yere kadar, kapİsİna kadar gittim, sonra orada šyle karßİlaßmanİn, sarİlmanİn tuhaf karßİlanacaÛİnİ dŸßŸnŸp geri ekildim, geriye, merdivenlere dayanİp beklemeye baßladİm. OtobŸsten inißini. Üßte orada, gŸlŸyor, bana bakİyor, geliyor, ißte. Kollarİmda ßimdi. Kollarİ boynumda. ‚İktİk yukarİ, ay itik. Tutuk biraz. Tuhaf. TutuÛuz biraz. Ülk defa bir mola yerinde birisiyle bulußuyorum. Burasİnİn anlamİnİn štesinde bir ßey bu. Baßka bir anlam. Bir mola yeri burasİ, kavußma deÛil ki. Neye mola verdik ki biz?

Sonra yŸrŸdŸk biraz. Otostop yaptİk. Gen bir ift durdu. Bindik arabaya. Şehre kadar evet. Hi susmadan konußtuk sonra, hi aralİksİz. …nce bir ileye, oradan da varmak istediÛimiz yere gidecektik. Üki ara daha deÛißtirip orada olacaktİk yani. Birbirimizin kollarİnda. Üleye giden aralarİn kalktİÛİ yeri bulduk. Ama zor olacaktİ, zaman alacaktİ, beklemek, ileden baßka bir ara bulmak. Zahmetli olacaktİ ve geciktirecekti bizi birbirimize. Siyah, hibirßeyi doÛru dŸrŸst alİßmayan, ama kocaman, tuhaf bir ara kiraladİk. Benzin aldİk. Ve ormanlarİn arasİndan, sularİn ve nehirlerin yanİndan gittik. Konußtuk. Ne ok šzlemißim. Konußtuk. Ne ok šzlemißim. Sanki yİllardİr gšrmemißim ve sanki daha dŸn gšrmŸßŸm gibi. Karİßİk. Kasabaya geldik. Bir saat sŸrdŸ yolculuk. Yollarda kalabalİk var. ‚ok. Pazar yerinin ortasİnda, o siyah arabayla. Kasabadan ayrİlİp, hi duraklamadan, sadece yolu sorarak birine, tekrar nehirlere, sulara, am ormanlarİna, soÛuÛa ve sigaraya baßladİk. Yoldayİz tekrar. Kšylerin iinden getik. Bir saat sonra ordayİz ißte. Geldik. Bir gŸnlŸk bir mola vereceÛiz burada. Biz de . Mola. Resepsiyondan odamİzİn anahtarlarİnİ aldİk. Odaya kadar İkardİlar bizi. Odadayİz. Camİ atİk. ‚am ormanlarİ. Perdeyi kapattİm.

Dudaklarİ. Üßte. Tatlİ. Mola.

Uyumußum. Saat Ÿ dšrt civarİ. Hangi yİldayİz. Neredeyiz. ‚İktİk ve oteli keßfettik. Burasİ restoran. Üßte burasİ odalar. Aaa! Biz, gšl. Üßte burada. Karlarİn arasİndan geerek, ŸstŸ buz kaplamİß gšle kar yİÛİnlarİnİ yuvarlayarak, arkamİza takİlmİß bir siyah kšpek yavrusuyla, tomas olsundu adİ, yŸrŸdŸk. ‚amur olduk. Konußtuk. Susmadİk hi. Baktİk birbirimize. Ellerimiz ellerimizde. Geniß bir daire izdik gšlŸn etrafİnda. Kocaman bir daire. Daire. Karlarİ yuvarladİk ißte. Gšl. Elleri ellerimde. Gšl. Nerdeyiz biz. Burasİ neresi. Mola. Kim. Gšl.

Yani biz burada yokken de burasİ burada mİydİ. Yani biz gideceÛiz ve burasİ burada kalmaya devam edecek. Bizsiz. Ama biz ißte uzaktayken, baßka bir yerdeyken, burasİ burada kalacak. Yani hep burada. Duracak. Gšl ißte. Gšl. Otele dšndŸk tekrar. Odaya. AßaÛİdan tuhaf bir kalabalİk gŸrŸltŸsŸ geliyor. ‚ocuklar, kadİnlar, kahkahalar. Yemek saati. Akßam yemeÛi. Tuhaf bir adam, tuhaf bir mŸzik. Keman ve org. Dansediyorlar. Konußamİyoruz. ‚ocuklar koßturuyor etrafta. DŸÛŸn gibi. Kasaba dŸÛŸnleri gibi. Ama dİßardaki, kasaba dİßİndakilerin yİllar sonra kasabaya gelip yaptİklarİ dŸÛŸnler gibi. Yalnİz deÛiliz burada. BaÛİra baÛİra konußuyorlar. Sessiz sessiz konußuyoruz. Şarap gŸzel ama. Odaya İkİyoruz yine. Sama sapan televizyonu aİp uzanİyoruz yataÛa. Gecenin bir yarİsİ olmalİ. Uyandİk. Yarİ uyur yarİ uyanİk. Tuhaf bir gŸrŸltŸ var. Havayi fißek sesleri bunlar. Patlamalar, atlamalar. Kalkamİyoruz bile yataktan. Kafamİ kaldİrİyorum, televizyon aİk h‰l‰. Kapatİp uyuyoruz. Ah kalkabilseydik keßke, kalkİp izleyebilseydik ßu havayi fißek gšsterisini. Uyuyoruz. Uyumußuz. Sabah. Sessiz, dingin bir sabaha uyanİyoruz. Elleri ellerimde, kollarİ kollarİmda, dŸÛŸmlenmiß gibiyiz. Dİßarİda gŸzel bir gŸneß. Kahvaltİyİ kaİrmamalİyİz. Orta halli bir kahvaltİ. Akßamdan kalma insan konußmalarİ. ‚ocuklar yine. Biraz yŸrŸyoruz İkİp. Konußuyoruz ok. Gšle gidip Ÿzerindeki buz kŸtlesini kİrmaya alİßİyoruz ayaÛİmİzla. Belki yŸrŸyebiliriz de Ÿzerinde. Ama kenarlar incecik, kİrİlİyor hemen. Kenarda, geceden kalma patlamİß havayi fißek kutularİnİ buluyoruz. Bize de bunlar kaldİ ißte deyip gŸlŸyorz.

Siyah kšpek, yanİnda daha yaßlİ bir tanesiyle topraÛİ eßeliyor, yİlan mİ var, fare mi yoksa, ya da sakladİÛİ bir ßeyi mi bulmaya alİßİyor.

Odaya İkİyoruz. Ne abuk geti zaman. Gitmeliyiz. Bir gecelik šzgŸrlŸÛŸmŸzŸn Ÿcretini šdeyip İkİyoruz. Gšl ißte orda, arkamİzda. Oda da orda, ada da. TİrmandİÛİmİz yollar, gšl kenarİ da. Siyah kšpek, tomas. DšnŸß yolu daha kİsa. Hemen kasabadayİz. Park edip siyah, kocaman, bozuk arabayİ, yŸrŸyoruz burada da. Derlermiß ki, bu kasabalİnİn mezarİnİn nerede olacaÛİ bilinmezmiß. BŸtŸn bir kİß el emeÛi bir ßeyler Ÿreten kasabalİ, bŸtŸn bir yaz onlarİ satmaya İkarmİß, uzak ya da yakİn ßehirlere. O yŸzden, derlermiß. Üki daÛİn arasİndayİz. Mola verdik yine, burada. Üki tepe ya da. Eski evler, ahßap ißiliÛi. Oyalar, yastİklar, sedirler ve minderlerle beraber yemek yiyoruz. Yola İkmalİyİz. Yoldayİz. Su kenarlarİndan ßehre varİyoruz. Suyun akİß yšnŸnŸn tersine. Siyah, kocaman, bozuk arabayİ teslim ediyoruz. Üki ayrİ yšne biletlerimizi aldİk. Vakit var daha. Bir kafeye sİÛİnİp bulmaca šzmeye baßladİk. Akßamki proÛramİn provasİnİ yapİyorlar kafede. Saz, ßiir. Bulmacayİ tam olarak šzemedik ki ama. Kalkmalİyİz. Ayrİ ayrİ yšnlere giden iki otobŸse binip ayrİlİyoruz. Sarİlarak sİkİ sİkİ. Koklaßarak, špŸßemeyerek ama herkesin ortasİnda.

 

Gece olmak Ÿzere. Hava kararİyor. Mola bitti. HŸngŸr hŸngŸr aÛlİyorum..

 

enderemiroÛlu

www.iktidarsiz.com'un EylŸl 2004 sayİsİnda yayİmlanmİßtİr:
http://www.iktidarsiz.com/default.aspx?articleID=169&_mv=article&IssueID=10

 

 

 

 

 

 

 

metinler anasayfa