enderemiroğlu

 
kitaplık
metinler
hakkında
fotoğraflar
 
     

Modern Zamanlar VI

 

Minnet duygusu!

Karanlık günlerimde tanımıştım onu. Karanlık, sıkıntılı, gergin ve yalnız. Gri Ankara günlerinin belki de en güzel tanımasıydı. Tüm griliğine, tüm sıradan akışına rağmen, Ankara sürekli şaşırtır sizi. Sürekli güzel bir yanını, hiç görmeyi ummayacağınız bir sürprizini görürsünüz. Ankara mı, istanbul mu tartışmasını da hiç sevmem bu anlamda. Bağlamları da, içerikleri de, yaşattığı deneyim de farklıdır her iki kentin. İşte bu en karanlık günlerimde, hep en keyifli saatlerimi geçirdim onunla. Mabet gibiydi, dert babası, sohbet ehli. Tüm dertlerinizden, tüm tasalarınızdan kurtarır size, sıkıntızı bir sünger gibi emer, kapıdan çıkarken tertemiz gönderirdi sizi, tertemiz.

Esat’ta küçük bir apartman dairesi. Müziğin hiç susmadığı, günün hangi saatinde giderseniz gidin, güleryüzlü bir adamın sizi karşıladığı, sohbetin de, öylece oturmanın da keyifli olduğu bir ev. Hayattan kareler biriktiren, modern zamanlar yalnızı, fotoğraf sanatçısı, “insan insan” bir adam: Utku Tüzer.

Kocaman salonun bir köşesi stüdyo. Işıklar, kameralar, beyaz bir sonsuz fon. Ve salonun tüm duvarları yazı, gelenlerin, eve uğrayanların duvarlara yazdığı yazılar. En vurucusu, Utku’nun karaladığı: “Aşagı tabakanın minnet duygusu yoktur!”

Ankara’ya profesyonel tanıtım fotoğrafçılığını getirmiş adamdı. Öğrencileri, asistanları birer birer ayrılıp kendi stüdyosunu kurmuştu. İki ayda bir eve haciz gelir, haciz memurları kameraları alır, sonra haciz satışında geri alırdı kameralarını Utku. Hiç darılmazdı, hiç gücenmezdi. İş yaptığı adamlardan çok alacağı vardı, “sildim bir kalemde” der, gülmesine devam ederdi.

Dijital fotoğraf makineleriyle birlikte, dijital fotoğraf siteleriyle birlikte işleri de azalmıştı Utku’nun. Modern zamanlarla birlikte, pek de çağa ayak uyduramamıştı. Ama onu da dert etmezdi Utku. Kimseye pek bulaşmaz, etliye sütlüye karışmazdı. Evden de pek çıkmazdı, hep ordaydı. Bilirdiniz ki canınız sıkılsa Utku hep orda.

Varlığı bir duruş biçimiydi, hiç bozmamıştı duruşunu, herşeye ama herşeye ragmen durduğu gibi duruyordu, asil, gururlu, onurlu.

Salonunda bir köşede duran sonsuz beyaz fona karıştı şimdi. Kimseye pek belli etmeden, yaygara koparmadan, ağlamadan, sızlamadan gitti Utku. Ev hâlâ orada ve aşağı tabakanın minnet duygusu hâlâ yok!

Güzel adamdı, güzel uyusun, yıldızlar örtsün üstünü.

 

enderemiroğlu

Modern Zamanlar
01 Şubat 2009, Gazete Portre
http://www.gazeteportre.com/

 

 

Bookmark and Share


 

 

 

metinler anasayfa